2025’in en çok konuşulan kavramı olarak Türk Dil Kurumu’nun “yılın kelimesi/kavramı” seçtiği Dijital Vicdan, dijital çağın vicdan anlayışını sorgulayan yeni bir terim oldu. Yaklaşık 300 bin kişinin oyuyla bu kavram yılın sözcüğü seçildi.
Kısaca söylemek gerekirse; bugün sosyal medyada karşılaştığımız acı, haksızlık ve adaletsizlik gibi olaylara karşı gerçek dünyada bir şey yapmadan sadece beğeni, paylaşım ya da yorum yoluyla “vicdanımızı rahatlatma” eğilimimizi tanımlıyor. Bu tavır, duygusal duyarlılığı yüzeysel bırakıp sorumluluğu yalnızca tıklanabilir bir işlemin ötesine taşımadığı için tartışılıyor.
Dijital vicdan, sadece çevrim içi duyarlılığı değil, bu duyarlılığın gerçek hayata dönüşüp dönüşmediğini sorguluyor – yani “ekran başında hissetmek” ile “sahada bir fark yaratmak” arasındaki o ince çizgiye bakıyor.
Bu kavram, aslında hepimizin her gün deneyimlediği bir şeyi adlandırıyor: acıya, haksızlığa ya da toplumsal meselelere karşı “like” atmak, yetti mi diye düşünmeden geçmek. Dijital vicdan diyor ki; vicdan yalnızca hissedilmez, aynı zamanda harekete de geçirilmelidir.
👉 Kısacası: Dijital vicdan, dijital çağın sorumlulukla duyarlılık arasındaki farkını bize hatırlatan bir bakış açısı.
entry ekle