Staj mülakatı bazen bilgi ölçmekten çok refleks testi gibi geçer. Sorular garip olunca cevaplar da haliyle efsaneleşir. Kimisi stresle konuşur, kimisi doğaçlama yapar; ama bazıları var ki insan “bu cevapla işe alınmazsan yazık olur” dedirtir.
— “Beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?”
— “Mezun olmayı başardıysam büyük ihtimalle hâlâ bu şehirdeyim hocam.”
— “Bizim firmayı neden seçtin?”
— “Zaten başka yer stajyer almıyordu.”
— “Takım çalışmasına yatkın mısın?”
— “Kopya çekerken kimseye çaktırmadım hocam, fena değilimdir.”
Bazı cevaplar ise fazla dürüst:
— “Güçlü yönlerin neler?”
— “Evden erken çıkmak. Çünkü annem kovuyor.”
Yani kısacası, her staj mülakatının bir kahramanı vardır. Kimisi “saygılar, ilgiler”le uğurlanır; kimisi “bu çocukta potansiyel var” dedirtir.
Ama ortak nokta şu: herkes bir gün o sandalyede, soruya yanlış yerden başlayarak efsaneleşir.
Örnek:
“Mülakat bitti, çıkarken bana ‘CV’ni güncelle, çok güldük’ dediler. En azından iz bırakmışım.”
entry ekle